ARRIVAL

a-chegada

2016 yılının son günlerinde sanatsal ve teknik değeri daha yüksek kalburüstü filmler görücüye çıkmaya başladı. Arrival özellikle hikayesi ve felsefesi ile ayrı bir yere koyulabilecek, etkileyici bir o kadar da özel bir film oldu benim için. Birçok açıdan Interstellar izlediğimde yaşadığım şaşkınlık ve farkındalık ile yeniden karşı karşıya geldim. Kanadalı yönetmen Denis Villeneuve tarafından çekilen film 8 dalda Oscar adaylığı alarak da farkını ortaya koydu. Son yıllarda özellikle Prisoners ve Sicario filmleriyle adından sıkça söz ettiren yönetmen En iyi yönetmen dalında ilk Oscar adaylığını da bu filmle kapmış oldu. Senaryosu Eric Heisserer tarafından yazılan film Ted Chiang’ın 1998 yılında yazdığı “Story of Your Life” adlı kısa hikayeden uyarlanmış.

arrivalcover-0

Amy Adams yine karşımızda. Deneyimli kadın oyuncu oynadığı her filmle hem kendi farkını ortaya koyuyor hem de filmin tanınırlığını ve izlenebilirliğini artırıyor. Amy Adams 5 kez Oscar adaylığı, 6 kez BAFTA adaylığı kazanan oyuncu 2 kez de Altın Küre ödüllerini kazandı. İlk önemli filmi Catch Me If You Can olan 42 yaşındaki oyuncu, Junebug, Enchanted, Doubt, Night At The Museum, Julie&Julia, The Fighter, The Master, Man of Steel, Her, American Hustle, Batman v Superman ve 2016 yılındaki favori filmlerimden Nocturnal Animals’da yer aldı.

636060105996389371-soyl-d046-12887-r

Jeremy Renner bu filmde oyunculuğu ile çok ön planda olmasa da adı bile yetiyor denebilir. 1971 doğumlu oyuncu 2008 yılında yer aldığı The Hurt Locker filmiyle izleyicinin ve eleştirmenlerin ilgisini çekince, ardı ardına iddialı yapımlarda yer almaya başladı. The Town, Thor, Mission: Impossible – Ghost Protocol, The Avengers, The Bourne Legacy, Hansel&Gretel: Witch Hunters, American Hustle, Avengers:Age Of Ultron, Mission: Impossible – Rogue Nation ve Captain America: Civil War gibi saymakla bitmeyen bir filmografisi mevcut. İki Oscar adaylığı bulunan oyuncu tecrübesiyle ilerleyen yıllarda eminim bu ödülü alacaktır.

arrival-1

Daha çok hikaye odaklı bir film olduğunu düşündüğüm filmdeki diğer önemli roller Forest Whitaker, Michael Stuhlbarg ve Mark O’Brien tarafından canlandırılıyor. Her ne kadar hikaye odaklı desem de başroldeki Amy Adams ve canlandırdığı dilbilimci Louise Banks filmimizin merkezinde yer alıyor. Flashback görüntülerinden anladığımız kadarıyla yakın zamanda kızını bir hastalık nedeniyle kaybetmiş ve eşinden ayrılmış, kendisini özellikle üniversitedeki işine adamış olan Louise, dünyanın 12 farklı yerinde bir anda ortaya çıkan uzay gemileri ve uzaylılarla iletişime geçmek üzere Amerikan Hükümeti tarafından görevlendirilir. Fizikçi Ian Donnelly’nin (Jeremy Renner)  de yer aldığı ekip, heptapodlar adını verdikleri uzaylılar ile iletişime geçmek için birçok yöntem deneyecektir. Zaman zaman gerçek dünya ile hayal dünyası arasında gidip gelen Louise bir anda ekibin en önemli üyesi haline gelecektir.

arrival-movie

Hollywood sinemasının son yıllarda tamamen Marvel/DC Comics evrenindeki süper kahramanlara bel bağladığı dönemde iyi filmlerle karşılaşmak gerçekten zor olmaya başladı. Geçmişte benim de ilgimi çeken bu süper kahraman filmlerinden artık gına geldiği dönemde, Interstellar, The Martian ve Gravity gibi gerçekliğe yakın bilimkurgu filmleri büyük bir kurtarıcı oldu diye düşünüyorum. Arrival bu kulvarda felsefik anlamda Interstellar’a daha yakın dursa da, verdiği gerçeklik duygusu ve etkileyiciliği zaman zaman onun önüne geçiyor. Hikayenin sıradanlığı veya çok işlenmiş olması senarist ve yönetmenin başarısıyla bir anda avantaja dönüşüyor ve çok iyi bildiğimiz hikayenin ne kadar farklı bir şekilde karşımıza çıkabileceğini ve hala bizi şaşırtabileceğini farkediyoruz. Oyunculuk anlamında büyük çaba gerektirmeyen filmde Amy Adams yine de bir adım öne çıkmayı başarıyor. Görsel yönetmenlik ve kurgu anlamında çok iyi bir iş çıkarılmış, böylece hikayenin getirdiklerini çok daha iyi algılayabiliyoruz. Genelde son yıllarda kaliteli dizi ya da filmlerin finallerinin çok tatminkar olmayışı sorunsalı da bu filmde hiç yok, final bölümüyle adeta bizi yerimize çiviliyor ve içerdiği onca ayrıntıyı tekrar tekrar düşünmemizi sağlıyor. Ben bu filme bayıldım, umarım siz de beğenirsiniz.. İyi seyirler..

Error: No API key provided.

 

 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir