BIG LITTLE LIES

Avustralyalı yazar Liane Moriarty’nin aynı adlı romanından televizyona mini dizi olarak uyarlanan Big Little Lies, görkemli kadrosu ve kaliteli yapımıyla ile 19 Şubat 2017 tarihinden itibaren diziseverlerin büyük ilgisini gördü. David E. Kelley tarafından Amerikan HBO kanalı için uyarlanan dizi 7 bölüm olarak yayınlandı ve 2 Nisan’da görevini tamamladı. Amerikalıların bayılarak izlediği popüler hukuk dizilerinin aranan yapımcısı (yazar ve yönetmen ünvanlarını da ekleyebiliriz) David E.Kelley’nin daha önceki işlerinden bazıları L.A.Law, Chicago Hope, Ally McBeall ve Boston Public/Legal dizileridir. Kelley’nin son alamet-i farikası olan dizi bir bütün olarak beğenileri hak etse de oyunculuk performansları ile bir adım öne çıkıyor. Emmy ödüllerinde 16 dalda adaylık kazanan yapımın  özellikle oyunculuk dallarında daha baskın olduğunu görüyoruz.

Dizinin başrolünde genelde kadınların olması nedeniyle kadın dizisi gibi algılanan ancak kaliteli drama arayan erkeklerin de büyük bir keyifle takip edebilecekleri bir yapım olan Big Little Lies’in başrolünde Reese Witherspoon’u görüyoruz. Madeline karakterinde izlediğimiz deneyimli oyuncu kariyerine 1991 yapımı The Man in the Moon filmiyle başlamış Pleasantville, Election, Legally Blonde, Walk the Line ve Wild filmleriyle ön plana çıkmıştır. İki Oscar adaylığı bulunan Witherspoon Walk the Line filmiyle en iyi kadın oyuncu Oscarını evine götürmüştür. BAFTA, Altın Küre ve SAGA ödül törenlerinde de yine aynı filmle ödül kazanan oyuncu bu dizideki rolüne de cuk oturmuştur.

Celeste rolünde oynayan Nicole Kidman eşsiz bir sinema ve televizyon kariyerine sahip. 1967 doğumlu aktris 16 yaşındayken başladığı profesyonel oyunculuk kariyerinde 2003 yılında The Hours filmiyle kazandığı en iyi kadın oyuncu Oscarı ile birlikte toplam 4 kez adaylık kazandı. (Moulin Rouge, Rabbit Hole ve Lion). 1 kez The Hours ile kazandığı BAFTA ödülüne adaylık kazandığı diğer filmler ise, To Die For, The Others ve Lion. Televizyon ödüllerinin de dahil olduğu Altın Küre Ödüllerine 11 dalda aday olmayı başaran Avustralyalı yıldız To Die For, Moulin Rouge ve The Hours ile ödüle uzandı. Nine, The Paperboy, Grace of Monaco, Hemingway&Gellhorn, The Golden Compass, Stroke, Australia, Cold Mountain, Dogville, Eyes Wide Shut, Batman Forever ve Birth gibi onlarca filmde boy gösterdi.

Jane rolündeki Shailene Woodley ise özellikle Divergent film üçlemesi ile tanınsa da 2011 yılında yer aldığı The Descendants yer aldığı ilk önemli yapım olarak kayıtlara geçti. Shailene Woodley’nin ilk popülerliğini sağladığı ve eleştirmenlerden de olumlu not aldığı yapım ise The Fault In Our Stars oldu. Snowden filminde Edward Snowden’in sevgilisi rolüyle yer alması ise kariyerinde yeni bir basamak oldu. The Descendants filmiyle en iyi yardımcı kadın oyuncu dalında Altın Küre adaylığı bulunan yıldız isim, bu diziyle Emmy adaylığı da kazanmış oldu.

Celeste karakterinin kocası rolündeki Alexander Skarsgard özellikle True Blood izleyicilerinin Eric olarak yakından tanıdığı bir isim iken, Madeline’in kocası rolündeki Adam Scott ise Parks and Recreation dizisini takip edenler tarafından iyi bilinen bir isim. Revenge dizisiyle hafızalara kazınan James Tupper ise Madeline’in eski kocası Nathan rolünde. Lenny Kravitz gibi ünlü bir babanın gölgesinden çıkmaya çalışan Zoe Kravitz, Nathan’ın yeni eşi Bonnie rolünde karşımıza çıkıyor.

Renata performansıyla göz kamaştıran usta oyuncu Laura Dern -en iyi kadın oyuncu (Rambling Rose) ve yardımcı kadın oyuncu (Wild) dallarında birer kez Oscar adayı, en iyi kadın oyuncu dalında bir kez Altın Küre adaylığı (Rambling Rose) aldığı sinema sektörü ile 4 defa oyunculuk adaylığının üçünü ödüle çevirdiği Altın Küre ödülleri ve altı oyunculuk adaylığı kazandığı Emmy ödülleri sayesinde damga vurduğu televizyon sektörü kariyerindeki muhteşem adımlar- dikkat çekiyor. Renata’nın eşi rolündeki Jeffrey Nordling Laura Dern’in gölgesinde kalmaktan kurtulamıyor.

İlkokula yeni başlayan beş çocuk ve ebeveynleri üzerine ilerleyen dizide aynı zamanda bir cinayet olayının ayrıntılarını görüyoruz. Ana karakterlerden Madeline ve Celeste ilkokula yeni başlayan çocuklarının heyecanını yaşarken, şehre yeni gelen bekar anne Jane ile de yakınlaşırlar, Jane’in oğlu okulda bir sorun yaşayınca Madeline ve Celeste ona destek olurken karşı tarafta ise Renata ve arkadaşları yer almaktadır. Madeline için eski kocası Nathan ve Bonnie ile sıkça ortamlarda karşılaşması ayrıca bir sıkıntı yaratırken, Celeste kocasıyla bazı problemler yaşamaktadır. Jane geçmişiyle ilgili bazı sırları dikkatle arkadaşlarından gizlemeye çalışırken oğluyla ilgili yaşadığı sıkıntılar ve yeni bir yerde yaşamanın zorlukları ayrıca onu zorlamaktadır.

Televizyonda sezonun sonbahar aylarında açıldığını temel alırsak 2016-2017 sezonunda yayınlanan en iyi on TV dizisi kategorisinde izleyen herkesin kesinlikle listesine gireceğine emin olduğum dizi, oyunculukları, hikayesi ve senaryosu, müzikleri, görüntü yönetmenliği, kurgusu ve daha birçok yönden kaliteli bir yapım olduğunu kanıtlıyor. Özellikle oyuncuların performansıyla zaman zaman düşmeye meyil eden temposunun canlandırıldığı, gizem unsurunun sezon boyunca kaybolmadığı, akılda kalan tüm soruların final bölümüyle açığa çıktığı bir yapım olan Big Little Lies bu kadar çok beğenilince ikinci sezon olmalı baskıları da yapımcıların üzerine bir yük bindirdi. Roman temelli dizide bu durum oldukça zorlama olarak görünse de belki bir spin off dizisi ekranlara gelebilir. Beklendiği gibi kalburüstü performans sergileyen Nicole Kidman, genelde iyi eleştiriler almasa da bu rolüne cuk oturan performansıyla Nicole Kidman’ın önünde bir oyunculuk başarısı gösteren Reese Witherspoon, pek ön planda olmayan bir rolü canlandırsa da karakterini parlatan oyunculuğuyla Laura Dern dizinin en önemli artıları. Shailene Woodley karakterinin getirdiği durgunluktan da kaynaklanan sıradan bir performansa sahip olsa da, Adam Scott ne karaktere uyum sağlamış, ne de karakter Madeline’in kocası olabilecek özelliklere uygun yazılmış olmasa da, Bonnie ve Nathan çifti zaman zaman tahmin edilenin dışında davranışlar sergilese de dizinin bütünlüğünü etkileyen problemler değil kanımca. Müzikleri güzel demekle kalmayıp şarkılar için de ayrı bir parantez açmalıyım ki dizideki şarkı seçimleri ve jenerik de muhteşem. Uzun bir zaman sonra bir diziyi/filmi izleyip kitabını okumak istediğim ender yapımlardan birisi oldu bu hikaye. Tavsiye ettiğim tüm arkadaşlarımın da beğendiği ender dizilerden birisi olan Big Little Lies şimdiden televizyon klasikleri arasına girdi, muhakkak izleyin ve izlettirin..

Error: No API key provided.