BLUE JASMINE

BUGÜN NE İZLESEM

Woody Allen filmlerini zaman zaman çok sevmişimdir,  zaman zaman da vasat bulmuşumdur. Bence bu durum senaryonun ilgimi çekmesine yada oyunculukların başarısına bağlı. Yoksa Woody Allen hep aynı diyebiliriz. Blue Jasmine senaryosundan, oyunculuklarına ve Woody Allen katsayısı ile çarpılmış haliyle 2013 yılının en iyi filmlerinden biri kanımca. Cate Blanchett’in oyunculuğuna henüz aşık olmadıysanız bu sefer olacaksınız. Aday olduğu 2014 Oscar ödül törenine sayılı günler kala izleme fırsatı bulduğum için kendimi şanslı hissediyorum, çünkü diğer adaylardan sadece Sandra Bullock’un performansını görmeme rağmen kesinlikle favorim Cate Blanchett. O kadar doğal, o kadar gerçekçi bir oyunculuk sergilemiş ki film Cate Blanchett’in gölgesinde kalmış ve belki de bu yüzden en iyi film kategorisinde aday bile olamamış..
Yönetmenliği ve senaryosu Woody Allen’a ait olan filmin, başrolünde övgülere boğduğumuz Cate Blanchett dışında, kocası rolünde Alec Baldwin, kız kardeşi rolünde Sally Hawkins yine başarılı oyunculuklar sergiliyor. Andrew Dice Clay, Bobby Cannavale, Louis C.K. ve Peter Sarsgaard ise yan rollerde yer alıyor. Çoğu eleştirmence Woody Allen filmlerinde ilk kez bir oyuncunun bu kadar ön plana çıktığı vurgusunun yapıldığını ve Cate Blanchett’in oyunculuğunun gerçekten de filmin ve Woody Allen isminin önüne geçtiği konusundaki hemfikir olma durumunu hatırlatarak belki filmi izleme ihtimalinizi artırma isteğinde ve arzusundayım..
Filmin konusuna gelirsek, Jasmine rolündeki Cate Blanchett zengin ve dolandırıcı kocası Hal (Alec Baldwin) tarafından hayatın sillesini yedikten sonra önceleri pek de gözüne giremeyen ve orta halli bir yaşam süren üvey kardeşi  Ginger’in  (Sally Hawkins) yanına sığınır. Multimilyarderlikten beş parasız yaşama alışması bir yana, kız kardeşinin çevresi ve çocuklarına alışması gerekmektedir. Bu arada ayaklarının üzerinde durmak için çalışmak ve belki de özel hayatına yeni bir yön vermesi gerekmektedir. Kurgusal olarak da çok başarılı olan filmde, bir yandan Jasmine’nin fakirlik hayatına başlangıcını izlerken, öbür yandan zenginlik hayatına geri dönüşler yapıyoruz.
Her yıl bir film çekme alışkanlığı olan Woody Allen’ın filmlerini sevmiyorsanız bile izleyin. Hem eğlenceli hem dramatik yönleri çok olan filme bayılacaksınız.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir