CLOUD ATLAS – BULUT ATLASI

BUGÜN NE İZLESEM

2012 yılının en merakla beklenen filmlerinden birisiydi Cloud Atlas. Bazıları için beklemeye değdi, bazıları için ise fiyaskoydu. Bu kadar uçlarda eleştiriler alan bir filmi değerlendirmek elbetteki çok zor. Açıkçası film hakkındaki eleştirileri okumadan bu filmi izlemek isterdim, ama özellikle filmin senaryolaştırıldığı kitabı okuduktan sonra filmi izlemek isterdim. Belki daha net yorumlarım olabilirdi. Ben çoğu izleyicinin aksine filmi beğendim. Filmin her anını anlamadım ama her anından seyir keyfi aldım.. Bir başyapıt olarak değerlendiremem ama iyi bir film olduğu ve yenilikçi bir anlayışla çekildiği kuşkusuz. Filmin en büyük beklenti yaratan öğesi olan Wachowski kardeşler ve Tom Tykwer filmin en büyük artıları zaten. Matrix, V for Vendetta, Run Lola Run, Perfume: The Story of a Murderer gibi filmler sonrası bu filmde güçlerini birleştirmişler.

Oyuncuları tanıtmadan önce bilmeyenler için aslında filmin 6 ayrı bölümden/kısa filmden oluştuğunu söylemeliyiz. Bu 6 bölümde birden farklı karakterleri canlandıran oyuncular da mevcut, bazı bölümlerde yer almamış olan oyuncular da. Öncelikle bu bölümleri isimlendirirsek, “The Pacific Journal of Adam Ewing” (1849), “Letters from Zedelghem” (1936), “Half-Lives: The First Luisa Rey Mystery” (1973), “The Ghastly Ordeal of Timothy Cavendish” (2012), “An Orison of Sonmi-451″ (2144), ” Sloosha’s Crossin’ an’ Ev’rythin’ After” (2321). Filmde bu bölümler sırayla değil karmaşık bir şekilde kurgulanmış. Bu yüzden özellikle filmin başlarında kim neydi, ne olmuştu, neden böyle triplerine girebilirsiniz, ayarlarınızla oynamayınız! Ama özellikle ilk yarım saatten sonra yavaş yavaş karakterler ve konular rayına giriyor sanki.

Daha önce de bahsettiğim gibi birtakım oyuncular 6 bölümde de rol almış. Tom Hanks, Halle Berry, Hugo Weaving, Jim Sturgess ve Hugh Grant altı bölümde de yer alan oyuncular. Jim Broadbent, Doona Bae, Ben Whishaw, James D’Arcy, Zhou Xun, Keith David, David Gyasi ve Susan Sarandon ise bazı bölümlerde rol almışlar. Kuşkusuz oyunculukların hepsi başarılı ve herhangi bir falso yok. Ancak aynı filmin içinde birbirinden bağımsız rolleri canlandıran oyuncuların tümünün takdir edilmesi gerekir kanımca. Özel ilgi gösterilmesi gereken oyuncular ise Tom Hanks, Jim Sturgess, Jim Broadbent, Ben Whishaw ve James D’Arcy.

Hikayenin birbirinden hem bağımsız hem de bağlantılı altı bölümden oluştuğunu söylemiştik. Bölümlerden ayrı ayrı bahsetmek gerekirse;

“The Pacific Journal of Adam Ewing” (1849); San Francisco’lu avukat Adam Ewing, kayınpederi için bir iş anlaşması yapmak üzere Chatham adalarına gelmiştir. Bir kölenin cezalandırılmasına şahit olan Ewing, dönüş yolunda gemilerine kaçak olarak giren bu köleyi savunarak gemide seyahat etmesine destek olur. Bu yardımı ileride karşılığını elbet bulacaktır.

“Letters from Zedelghem” (1936); Biseksüel İngiliz müzisyen Robert Frobisher, yaşlı bir bestecinin yanında iş bulur. İşi, besteleri nota kağıdına dökmektir. Bu arada kendi şaheseri olan “Bulut Atlası Altılısı”nı bestelemek için zamanı olur. Fakat yaşlı besteci Ayrs bu şaheseri sahiplenir ve Frobisher’i tehdit eder. Ewing’in günlüklerini okuyan Frobisher intihara meyillidir ancak sevgilisi Sixsmith de ona ulaşmaya çalışmaktadır.

“Half-Lives: The First Luisa Rey Mystery” (1973); Gazeteci Luisa Rey, nükleer fizikçi olan Sixsmith ile tanışır. Sixsmith yeni bir nükleer reaktör ile ilgili  bilgi sızdırmak üzeredir ancak patronu tarafından farkedilir ve bir suikastçı tarafından takip edilmektedir. Rey, Frobisher’in Sixsmith’e yazdığı mektupları bulur. Öte yandan bazı fabrika çalışanları, Rey’e bilgi sızdırmaya ve yardım etmeye devam etmektedir.

“The Ghastly Ordeal of Timothy Cavendish” (2012); 65 yaşındaki yayıncı Timothy Cavendish, kitaplarını bastığı Dermot Hoggins bir eleştirmeni öldürünce başına talih kuşu konmuş kadar olur. Ancak Hoggins’in kardeşleri Cavendish’i daha fazla para vermesi konusunda tehdit etmeye başlayınca, kardeşi Denholme’den yardım ister. Denholme kardeşine para vermekten bıkmıştır ve onu bir bakım evine yerleştirir. Cavendish oradan kaçmayı başardıktan sonra Rey’in hayatını anlatan bir roman baskısıyla karşılaşır. Kendi anılarını da yazmaya karar verir.

“An Orison of Sonmi-451” (2144) Somni-451 genetik mühendisliği ile üretilmiş ve köle işçi olarak çalışan bir insan klonudur. Fast food restoranında çalışan Somni-451 bir gazeteciyle yaptığı röportaj sırasında anılarını hatırlamaktadır. İsyan ve bağımsızlık ile ilgili fikirlerini Cavendish’in kitabından edinmiştir. Özgürlüğüne kavuşmasına yardım eden Hae-Joo Chang ise bir isyan hareketinin üyesidir.

“Sloosha’s Crossin’ an’ Ev’rythin’ After” (2321) Zachry, “The Valley” adlı ilkel bir toplulukta yaşamaktadır. “The Fall” adı verilen apokaliptik bir olay sonrası birçok insanın ölmesi sonucu oluşan bu toplulukta Sonmi adlı tanrıçaya inanılmaktadır. Zachry “Old Georgie” denilen şeytani bir halüsinasyon ile lanetlenmiş ve korku içinde yaşamaktadır. Bir gün Zachry’nin kayınbiraderi ve yeğeninin saldırgan bir kabile tarafından öldürülmesine şahit olmuş ama hiçbirşey yapmamıştır. Köyünü ziyaret eden kahinler ise Bulut Atlası adı verilen bir istasyonu aramaktadırlar ve Zachry onlara yardım edecektir.

Bulut Atlası kesinlikle özel bir film. Bu kadar birbirinden farklı altı hikayeyi birarada sunmak tabii ki çok zor ve yönetmenler de zaman zaman bocalamışlar belki de. Ama film bittikten sonra üzerinde biraz düşününce, ya da ikinci kez filmi izleme fırsatı bulunca hem anlamadığınız yerler kafanızda netleşiyor hem de yönetmenlere bir kez daha saygı duyuyorsunuz. Filmin eleştirilen bir çok yanı olsa da, eleştirilmeyen tek yanı hatta herkes tarafından methiyeler dizilen yönü “makyaj”. Aynı oyuncuları tekrar tekrar karşınızda görüyorsunuz ama gerçekten o olduğuna inanamıyorsunuz. Genel olarak izleyin derim, anlamazsanız bir kez daha izleyin, kesin beğeneceksiniz..

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir