DESPICABLE ME – ÇILGIN HIRSIZ

BUGÜN NE İZLESEM

Sinemalarda ikincisi gösterime girmişken sen daha ilkini mi tanıtıyorsun demeyin.. Evet ne yazık ki henüz izleme fırsatı bulabildim. Aslında gösterime girdiği 2010 yılında ilgimi çekmiş ve mutlaka izlemeliyim demiştim ancak ne olduysa bu kadar ertelemek durumunda kalmışım. Ülkemizde Çılgın Hırsız etiketiyle gösterime giren film, Pierre Coffin ve Chris Renaud yönetmenliğinde, daha önce birçok animasyon projesinde birlikte çalışan Cinco Paul ve Ken Daurio birlikteliğinden çıkan senaryo ile çekilmiş. Seslendirme kadrosu oldukça kuvvetli, Steve Carrell, Jason Segel, Russell Brand, Julie Andrews, Will Arnett gibi isimler önemli rolleri seslendirmişler. Burada Steve Carrell’e bir parantez açmak gerekirse, Gru için varını yoğunu sunmuş diyebiliriz. Sadece sesini vermediği başkaraktere, motion picture tekniği sayesinde mimikleriyle ve bedensel hareketiyle de destek olmuş. Özellikle gişede elde ettiği başarı ile ikinci filmin çekilmesi de garanti altına alınmış.

Gru adlı kendisini dünyanın en kötü insanı olarak betimleyen şahıs, bir gün mısır piramitlerinin çalınmasıyla ününü kaybetmeye başladığını farkeder. Bu konuda birşeyler yapmalıdır. Ekibindeki minyon adlı yaratıklar ve mucit Dr. Nefario yardımıyla “Ay”ı ele geçirme planları yapmaya başlar. Ama çok önemli bir rakibi de vardır: “Vector”. Onu altetmek için ise yetimhanede yaşayan üç küçük kızın yardımına ihtiyaç duyar. Ufaklıkların ise iyi ebeveynlere ve sıcak bir yuvaya ihtiyaçları vardır. Birbirlerine hem uyum sağlamaya çalışırlar hem de Gru’nun planlarını yürütmeye. Başarılı olmak için önlerinde zorlu engeller olsa da, animasyon hep mutlu sonla biter..

Aslında filmle ilgili en dikkat çekici durum Minyonlar.. Zaten ekibin bir sonraki planı onlarla ilgili bir film çekmek. Filmdeki bir çok öğe klasik animasyonlardan farksız olsa da özellikle minyonlar filme farklılık katıyor, izlenebilirliğini artırıyor. Senaryo, kurgu ve yönetmenlik kusursuza yakın diyebilirim. Seslendirmeler zaten uzman dillerin elinde.. Dikkatinizin dağıldığı tek bir an bile mevcut değil. Üstelik zaman zaman kahkahalar atasınız geliyor. Yüzünüze devamlı bir gülümseme hapsolmuş. Keşke benim de bir minyonum olsaydı diyorsunuz. Küçük kızlar ise filme ayrı bir drama ve hikaye katıyorlar. Onlar için üzülüp seviniyorsunuz. Despicable me çocuklar için harika bir film ancak belki de sırf bu kitle yüzünden sonunun kolay tahmin edilebilir olması nedeniyle, yetişkinler için çok eğlenceli olmasına rağmen tam anlamıyla doyurucu değil. Ama hangi yetişkin filminde aynı sorunu yaşamıyoruz ki. En iyisi eğlenceli bir film bulmuşken izlemek..

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir