LIFE OF PI – Pi’nin Yaşamı

BUGÜN NE İZLESEM

Life of Pi, en iyi yönetmen dalında Ang Lee’ye  Oscar kazandıran ve toplamda 7 dalda Oscar’a aday olan, üç boyutlu olarak da izlenebilecek macera ve drama filmi. Yann Martel’in romanından, David Magee tarafından senaryolaştırılan filmin başrollerinde Suraj Sharma, Irrfhan Khan, Adil Hussain, Tabu gibi Hintli oyuncular dışında, Gerard Depardieu ve Rafe Spall gibi oyuncular bulunmakta. Aslında ikibinli yılların başında filmin çekilmesi için çalışmalar başlasa da, yapımcılar tarafından belirlenen Shyamalan, Cuaron ve Jeunet gibi yönetmenlerle başlatılan projeler çeşitli nedenlerle yürümedi. Yapımcıların son tercihi ise Kaplan ve Ejderha, Brokeback Mountain, Hulk ve Sense And Sensebility gibi birçok başarılı filmi yöneten Ang Lee olmuş. Ne kadar doğru bir tercih olduğu, filmin hem gişe başarısı hem de aldığı ödüllerle kanıtlanmıştır herhalde. Başrol oyuncusu Suraj Sharma üçbin oyuncu arasından bu rol için seçilmiş ve ilk filminde oldukça başarılı bir performans sergilemiş.
 
 
 
Kanada’da yaşayan Pi Patel’in ilginç yaşam hikayesini dinlemek için gelen bir yazar, hiç tahmin etmediği ölçüde büyük bir maceranın detaylarını öğrenir. Ailesinin işlettiği bir hayvanat bahçesinde sakin ve mutlu bir hayat süren Pi (Piscine Molitor) ismiyle dalga geçilmesi dışında hayatta çok da önemli sorunları olmayan bir gençtir. Ailesinin işlerinin kötüye gitmesi nedeniyle Kanada’ya göçme kararları, Pi’nin hiç hoşuna gitmez. Çünkü o sıralarda Pi’nin hayatına bir kız girmiştir. İtiraz etse de planlarda herhangi bir değişiklik olmaz ve bütün hayvanlarıyla birlikte uzun bir okyanus ötesi yolculuğa çıkarlar. Ancak yolda büyük bir deniz kazası sonucu gemileri batar ve Pi bir kaç vahşi hayvanla birlikte bir cankurtaran filikasında yaşam mücadelesi vermeye başlar. Ailesini kaybetmesinin acısını yaşayamadan, okyanusun ortasında özellikle bir Bengal kaplanıyla yaşadıklarına zaman zaman gülecek, zaman zaman heyecanlanacak, zaman zaman da üzüleceksiniz.
 
 
 
Filmin en dikkat çekici tarafı kesinlikle görüntüler. Sadece okyanusta geçen zaman dilimine değil, hayvanat bahçesiyle ilgili filmin başındaki görüntülere de bayılacaksınız. Görüntü yönetmeni Claudio Miranda, daha önce Benjamin Button filmiyle aday olduğu dalda bu sene Oscar ödülünü de sonuna kadar hakederek aldı. Kuşkusuz seyir keyfi açısından bakıldığında 2012 yılının en iyi filmiyle başbaşa kalacaksınız. Çocukken dünyanın bütün dinlerini öğrenerek hepsine inanmayı başaran Pi, film boyunca yaşadığı büyük maceranın içine bizi çekerken, filmin sonunda yaşattığı sürprizle ise bizi bir kez daha şaşırtıyor. Mutlaka izleyin, mümkünse 3 boyutlu izleyin, herkese de tavsiye edin..
 
 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir