MANCHESTER BY THE SEA

manchester

2016 yılının en iyi filmlerinden birisi olan Manchester By The Sea, Sundance Film Festivalinde gösterildikten sonra sinemalara ancak Kasım ayında uğrayabilmiştir. 8,5 milyon dolarlık cüzi sayılabilecek bütçesine karşı elde ettiği 100 milyon dolarlık hasılatı kuşkusuz eleştirmenlerin olumlu eleştirileri ve festival/ödül törenlerindeki performansına borçlu. Akademi törenindeki altı adaylığı içinden en iyi orjinal senaryo ödülünü alırken, özellikle Casey Affleck Oscar, Altın Küre ve BAFTA ödüllerinde en iyi erkek oyuncu dalında kimselere şans tanımadı. Senarist/yönetmen Kenneth Lonergan’ın emekleri de tartışılmaz derecede önemli: özellikle Gangs of NY ve You Can Count On Me filmleriyle tanınan Lonergan ödül törenlerinin aranan isimlerinden birisi. Bu arada itiraf ediyorum filmi izleyinceye kadar Manchester’in İngilterede olduğunu, filmin de İngiliz ortak yapımı olduğunu sanıyordum. Meğer bu Manchester o Manchester değilmiş 🙂

caseyaffleck_manchester

Başroldeki Casey Affleck bu filmle kariyerindeki en büyük başarıyı yaşasa da, Good Will Hunting, Oceans 11,12,13 serisi, Gone Baby Gone ve Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford filmleriyle bu noktaya geleceğini belli etmiştir. Affleck kardeşlerin küçüğü olan 1975 doğumlu oyuncunun Jesse James filmiyle en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında Oscar adaylığı bulunuyor.

f05fb917688a7bdfaba8ede178c926e3_l

Michelle Williams son yıllarda zor rollerin altından kalkabilecek en ideal aktrislerden birisi olarak göze çarpıyor. Bu filmle birlikte 3. Oscar adaylığını kazanan Williams henüz mutlu sona ulaşamadı. Daha önce Brokeback Mountain ve Blue Valentine filmleriyle adaylık kazanan 1980 doğumlu oyuncu, My Week with Marilyn, Shutter Island, Oz the Great and Powerful beyazperdede, Dawson’s Creek ile de renkli ekranda boy göstermiştir.

12-29-kyle-chandler-ftr-1024x640

Kyle Chandler hikaye gereği özellikle flashback sahnelerde karşımıza çıkıyor. King Kong, The Kingdom, Super 8, Argo, Zero Dark Thirty, The Wolf of Wall Street ve Carol filmlerinde yakın zamanda izlediğimiz 1965 doğumlu oyuncu, televizyonda da son derece aktif olsa da özellikle Friday Night Lights  ve Bloodline dizileriyle tanınıyor.

manchester-by-the-sea-mit-casey-affleck-und-lucas-hedges

Filmin sürpriz performanslarından birini sergileyen Lucas Hedges en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında aday olurken, özellikle Wes Anderson filmleri olan Moonrise Kingdom ve The Grand Budapest Hotel ile iyi projelerde yer almayı başarmıştır.

hero_manchester-by-the-sea-2016

Quincy’de bir sitenin tamirat işlerine bakan ve kapıcılığını yapan Lee, abisinin ani ölümüyle memleketi Manchester’a geri dönmek durumunda kalır. Cenaze işlemleri tamamlanıncaya kadar kısa süreliğine geri döndüğünü düşünen Lee’nin yeğeninin sorumluluğunu da devralması gerekecektir. Bu süreçte geçmişe dönüşler yaşayarak Lee’nin neden Manchester’i terkettiğini, aile ilişkilerini, yeğeniyle sorunlarını, yeğeninin aşırı aktif sosyal hayatına tezat asosyal bir yaşama sahip olmasını ve tüm bunların nedenlerini öğreniyoruz.

manchesterbythesea_trailer

Özellikle oyuncu performanslarıyla ön plana çıkan filmde senaryo ve hikaye de çok başarılı. Yönetmenlik yeteneklerini bir kez daha sergileyen Kenneth Lonergan, küçük bir kasaba olan Manchester’in depresif havasını seyirciye yeterince yansıtmışken kurgu başarısına ayrı bir cümle ayırmak gerektiğini düşünüyorum. Lee’nin Manchester’da yaşadığı travmanın büyüklüğünü tahmin etsek de, o noktaya getirinceye kadar ince ince işlenen hikaye ve sahneler gerçekten son derece yerinde ve etkileyici bir biçimde sunuluyor seyirciye. Casey Affleck zaten başarısını aldığı ödüllerle kanıtlarken, benim bu sene izlediğim Oscar adayları arasında da en iyisi olduğunu söylemeliyim. Özellikle filmin bazı bölümlerinde durgun ve çekingen bir karakter izlesek de nedenlerini sonradan anlıyoruz. Lucas Hedges pek çok açıdan filme enerji verirken, klasik Avrupa sineması havasından kurtulmasına da yardımcı olmuş. Affleck ile Hedges’in canlandırdıkları karakterlerin birbirine bu kadar zıt olması da filmin önemli noktalarından birisi. Michelle Williams filme pek bir şey katmamış, hatta bazı yerlerde oyunculuğu sırıtıyor diyebilirim. Eğer onun performansı biraz daha iyi olsaydı Oyunculuklar açısından verdiğim puan 9.5’i geçerdi diye düşünüyorum. Bu seneki Oscar adayı filmler arasında Lion ve Arrival ile birlikte ödülü hakedecek bi hüviyete sahip olan filmi drama filmlerini sevenler kaçırmasın..

Error: No API key provided.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir