THE MENTALIST

BUGÜN NE İZLESEM

Onlarca Amerikan polisiye ve dedektiflik dizisi arasında benim favorim The Mentalist. 2008 yılında CBS kanalında yayınlanmaya başlayan diziyi, Bruno Heller yaratmış. Aynı zamanda yapımcılığını yaptığı dizi Heller’in, Rome ile birlikte en çok tanınan ürünü. Başrollerinde Simon Baker (Patrick Jane), Robin Tunney (Teresa Lisbon), Tim Kang (Kimball Cho), Owain Yeoman (Wayne Rigsby) ve Amanda Righetti (Grace Van Pelt) yer almakta. Simon Baker müthiş oyunculuğu ile birçok oyunculuk ödülü alması dışında, diziyi şu anki popularitesine getiren baş aktör. Oynadığı Patrick Jane karakteri ile sadece zekasını kullanarak çözdüğü onlarca polisiye vaka dışında, insancıl yönünü de sıkça gördüğümüz için onu çok ama çok seviyoruz. Robin Tunney dizi tutkunları için Prison Break ile tanınır hale gelse de bu diziyle sektörde devamlılık kazandı bence. CBI ekibinin diğer üyeleri de rollerinin hakkını fazlasıyla vermekteler.
 
 
 
Dizinin ana teması tabii ki polisiye olaylar ve onları çözmekle görevli CBI ekibi. Ekibin başındaki Teresa Lisbon; Cho, Rigsby ve Van Pelt ile California eyaletindeki önemli olaylarda görevlendirilmektedirler. Ekip kendi başlarına da bazı davalarda başarılı olsalar da, Patrick Jane’in işin içinde olması herşeyi değiştiriyor. Patrick Jane kısa süre önce eşini ve kızının öldürülmesi üzerine, sonradan şarlatanlık olarak değerlendirdiği psişik medyumluk mesleğini icra etmekten vazgeçip CBI danışmanlığı görevine başlıyor. Ailesinin cinayetinden sorumlu olan seri katil Red John’u yakalamak adına kabul ettiği bu göreve ve ekibe kısa sürede alışıp, zaman zaman aklından Red John’u ve ailesinin katledilişini bile unutabiliyor ve belki de hayat onun için daha çekilebilir bir hal alıyor. 
 
 
 
Davalara bakışı, maktullerin ya da şüphelilerin giyiminden hayat tarzına, çevrelerindeki insanlardan yaşadıkları evdeki objelere kadar inceleyip tahmin yapmaya dayanıyor diyebiliriz aslında. Eğer tahmini konusunda yeterince emin değilse yada basit anlamda “sağlama yapmak” istiyorsa, kurgusal sahneler yaratıp yada kendince oyunlar oynayarak suçluya suçunu itiraf ettirmeye yada en azından yeni bir suç işlemesini sağlıyor. Genelde başarılı olan yöntemleri bazen CBI idarecilerini memnun etmese de genelde ekip içinde kaldığı için fazla sorun yaratmıyor.
 
 
 
Her bölüm farklı bir konu üzerine gidilen bir dedektiflik dizisi olan The Mentalist 5. sezonu ile hala izleyici karşısında. Ekibin danışmanı olan Patrick Jane hakkında dizinin başında öğrendiklerimiz bizi ona zaten yeterince bağlamışken, zekice çözdüğü davalar, insanların yüzüne karşı açık açık fikirlerini söyleyebilmesi, kurguladığı oyunlar, mimikleri ve ekip arkadaşlarına bağlılığı daha önce de söylediğim gibi diziyi izlemek için başlı başına bir neden. Ama diğer ekip üyeleri de karakterlerini kısa sürede hafızamıza kazıyorlar. Lisbon bir yandan ekibi disiplinli bir şekilde yönetmeye çalışırken, zaman zaman yufka yürekliliği de baskın çıkabiliyor. Rigsby ve Van Pelt arasındaki imkansız aşk ve Cho’nun ne olursa olsun tepkisiz kalan yüz ifadesi de dizinin dikkat çeken öğeleri. Dizide konu edilen polisiye olayların aslında diğer dizilerde yada filmlerde karşılaşabileceğimiz olaylar olmasına rağmen, sanırım özellikle oyuncuların başarısı bu diziyi farklı kılıyor. 

One Comment

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir